Kendini musiki neşriyatına vakfetmiş bir zat vardır. Hayatta bulunan musikişinas ve bestekarlar hakkında bir "Bestekarlar Külliyatı" neşrediyor. Fasikül halinde çıkardığı her nüshayı benim Türk musikisine olan hürmet ve muhabbetimi bildiği için olacak bizzat matbaaya kadar getirir, gösterdiği himmet ve gayretim ehemmiyetini tevazuu ile örterek eseri bırakır gider. Daha bir defa bu himmetinden bahsedilmesini istememiştir. Sarf ettiği gayret, onca Türk  musikisine gösterilmesi gereken bir minnet borcudur. Fakat, ben de eda edilen bu borcu eski bir tabir ile "musiki perveran" a iblağ eylemeyi bir vazife saydım. Bizde musiki ve musikişinaslar hakkında hayli kitap yazılmıştır. Fakat bunların çoğu ihticaca salih değildir. Nazariyat hakkında yazılanlar bir (metod) a tabi tutulmamıştır.

   Türk musikisi, "simai" yani kulaktan alma olduğu için, mutlaka bir hocadan meşk etmekle ve bütün makamlar, o makamda bestelenen eserleri usulünü vurarak öğrenmekle tahsil edilir.

   Türk musikisinde nota yok idi Garp musiki notasında çeyrek sesler bulunmadığı için, bu nota eserleri ifham edemiyordu. Noktasızlık yüzünden pek çok eserler kaybolduğu cihetle, bizim musikimizde bütün sesleri ihtiva edecek bir yazıya ihtiyaç vardı.

   Bizde ilk defa (Ebced) harfleri Kantimiroğlu tarafından nota yapıldı bunu Nayi Osman Dede tatbik etti, Arkadan Yenikapı Mevlevihanesi Şeyhi Abdülbaki Nasır Dede kullandı. Ebced notası pek pratik olmadığı için terk edildi, bununla beraber üçüncü Selim'in Süz-i-Dilara pişrevinin bu nota ile yazıldığı söylenir.

   1800 senesinde Hamparsum Limonciyan musikimizde "Hamparsum Notası" diye anılan notayı yaptı. Bu, ebcedden daha kolay, daha pratik olduğu için bütün musikişinaslar buna rağbet ettiler. Büyük bestekarlar, meşhur hanendeler son zamanlara kadar bu notayı kullanmışlardır.

   Bugün Garp musikisi notasında Türk musikisine göre tadilat yapıldığı için, Hamparsun notası da, maziye intikal etmiş veya etmek üzere bulunmuştur. Tamburi Cemil Bey Leon Hanciyan efendi ve daha pek çokları bu notayı kullanırlardı. Bugün de, Mes'ut Cemil, Refik Fersan, Nuri Duyguer, Sadeddin Heper gibi üstadlar Hamparsun Notası ile yazarlar.

   Bunun pratikliği bir sigara kağıdına koca besteyi yazmak imkanıdır. Bu sebepler dolayısıyla, bizde musiki kitabı denilince, eserlerin güftelerine ait mecmua hatıra gelir. Bunlar da nazariyet olarak, kitabın beş on sahifelik makamların seyrine, usullerin darplarına ait noksan bir bahis bulunur, ondan sonrası güftelerdir. Türk musikisinin Sımai olması yazılan kitapların haltercümelerinden ibaret olmasını icap ettiriyor.

   Doktor Suphi Ezgi'nin eseri müstesna,bütün musiki kitapları musikiden ziyade musikinaları tanıtıyor.

   Son zamanda, İbn-ül-Emin Mahmut Kemal Bey'in büyük bir ümit beklediğimiz "Hoş Seda" sıda, bundan dolayı "Boş Seda" olarak çıkmıştı.

   "Bestekarlar Külliyatı" nı neşreden Rahmi Kalaycıoğlu bir dereceye kadar bu noksanı telafi ediyor. Şimdiye kadar çıkardığı 20 fasikülde Mustafa Nafiz' den başlayarak Suphi Ziya Özbekkan'a kadar, muasır bestekarları toplamış, bunların haltercümeleri ve eserlerinden bazılarını neşretmiş. Bizde çoğu eserler, hele piyasaya düşerse ekseriya tahrif edildiği için, Rahmi Kalaycıoğlu bu eserlerin notalarını sahiplerine yazdırmış.

   Malum olduğu üzere Şevki Bey merhum tahrifattan o derece bizar olmuş ki bir şarkı yapıp piyasaya verdikten sonra, ilk zamanlarda eline kalın bastonunu alıp eserlerini dinlemeye gider ve gerek sazendeler, gerek hanendeler ufak bir nağme değişikliği yaparlarsa, hemen sopayı kapıp saza hücum edermiş,

   "Bestekarlar Külliyatı" nın, bütün bestelerinin sahiplerine yazdırıp bir fasiküle dercedemez. bestekarlar içinde çok velut olanlar vardır, fakat ne olduğunun, bunların musiki bakımından büyük ehemmiyeti vardır.

   Bu himmet maddi fedakarlığa ihtiyaç gösteriyor. San-at gelir bakımından hayli nankördür lakin değirmenin suyunun nerden geldiğini bilmiyorum. sormuyorum da....

   O'na söyleyeceğim tek şey şu temenniden ibrettir:

   Allah Kolaylık Versin.

   
Bu makale, Milliyet Gazetesi'nin 25 - 08 - 1962 tarihli sayısından alınmıştır.

 

 

GERİ

 


 

 

A. Rahmi Kalaycıoğlu Türk Musikisi Yayınları

Rasimpaşa Mahallesi
 Yavuztürk Caddesi(Minibüs Yolu)
 Nuh Bey Sokak No: 2/E(Camcı'nın yanı)
 Tlf ve Fax: 0 216 418 34 32

info@turkmusikisikulliyati.com